21 Aralık 2012 Cuma

ABANT

Bolu'ya 30 km uzaklıkta İstanbul'a ise yaklaşık 2 saat mesafede, yazın ayrı kışın ayrı güzel tabiat parkı. Bolu'da ikamet ettiğimiz 3 yıl boyunca neredeyse her haftasonu pikniğe gittiğimiz, huzuru doğada bulanların favori mekanlarından Abant gölü. Bundan bir 10 yıl kadar önce sadece Büyük Abant Oteli mevcutken şu an bir çok restaurant ve otel var. Gitmişken konaklamak da isteriz derseniz eğer kışın, özellikle karlı havalarda otelin penceresinden göreceğiniz manzara sizi büyüleyecektir. 


Bizim gibi İstanbuldaysanız ve günübirlik gidip gelmeyi düşünüyorsanız, zamanınızı ata binerek, balık tutarak ya da göl kıyısında kitap okuyarak geçirebilirsiniz.




 

12 Aralık 2012 Çarşamba

ÇİN SEDDİ

Dünyanın en uzun savunma duvarı ve yaklaşık 15 günlük Çin gezimizin en özel ayağıydı Çin Seddi. Öncelikle erkek arkadaşımla tanışmamızın 2. yılına denk gelen gün için, Pekin'de kaldığımız otelle görüşüp bir tur ayarladık Çin seddi'nin en güzel göründüğü ve duvarların bozulmadan kaldığı yer olan Badaling kapısına gidebilmek için. Yanlış hatırlamıyorsam: gidiş-geliş yol masrafı, yolda verilecek moladaki öğle yemeği ücreti ve Ming tapınağı giriş ücreti de dahil olmak üzere 300 CNY yaklaşık 100 TL idi kişibaşı tur ücreti. Sabah 07:00'de sizi tur otobüsü otelinizin lobisinden alıyor ve yolculuk başlıyor.




Otobüse biner binmez önce kendisini tanıtan rehberimiz sonra sırayla bizleri tanımak istedi ve sürpriz! 15 kişilik grupta bizden ayrı bir Türk aile daha vardı. 1 milyar 75 milyonluk ülkede kolay kolay başınıza gelecek bir şey değil tabiki :) Yaklaşık 45 dakikalık yolculuğumuz boyunca rehberimiz o gün nereleri göreceğimizden, Çin geleneklerinden ve tarihinden bahsetti. Ve ilk durağımız Ming Hanedanlık Mezarlığı...


13 imparator 23 imparatoriçenin gömülü olduğu hanedanlık mezarlığı 1956 yılındaki çalışmalarla ortaya çıkartılmış. İçeri girdiğiniz andan itibaren ilk dikkatinizi çekecek şey mezarlık kısmında yığınla duran paralar olacak. Bazıları, bu paraları turistlerin dilek tutup bıraktığını söylerken bazıları ise Ming hanedanlığının Çin'e kağıt parayı getiren hanedanlık olduğunu, bu yüzden böyle anıldıklarını söylüyor. Hatta yılın bir zamanında insanlar gelip hanedanlık girişinde mum yakmak yerine kağıt para yakıyorlarmış.İçeride sergilenen çok fazla eser var. İşte en önemlileri...




Hanedanlık mezarlığını ve sergilenen eserleri inceleyip çıktıktan sonra geriye bir saatlik yolumuz kalıyor. Ve uzaklardan görünüyor Badaling kapısı...


Tur otobüsünün bizi kapıdan biraz daha aşağıda bırakması neticesinde Badaling'e 2 Hintli 2 Türk aynı teleferikte gittik, fıkra gibi :) Badaling kapısı duvarın en engebeli olduğu yerlerden biri ve bu nedenle de yapıldığı dönem ve sonrasında çok fazla tahrip olmamış. Tur size gezebilmeniz için yaklaşık 1,5-2 saatlik serbest süre tanıyor. Normalde ağustos ayında bile sisli olan Pekin (bizim şansımıza sanırım) o gün güneşliydi. Güzel havanın keyfini çıkarıp duvarın üzerinde yorulana kadar yürüdük, manzarayı izledik ve fotoğraflar çektik. İşte bazıları...




2 saatlik gezintinin sonunda tur otobüsüyle dönüş yoluna geçtiğimizde herkes yorgunluktan uyuyakalmıştı. Hayatımda unutamayacağım inanılmaz bir gün oldu benim için. Umarım bir gün sizin de yolunuz düşer ve görme fırsatı yakalarsınız...








9 Aralık 2012 Pazar

KAPADOKYA BALON TURU

Göreme'de kaldığımız üç uzun ve güzel günün sonunda tatilimizi balon turu yapmadan bitirmenin mümkün olmadığına karar verdik. Göreme'den ondan fazla balon şirketi var fakat biz en eski ve güvenilirlerinden olan Anatolian Balloons ile uçmaya karar verdik. Hava şartlarının da uygun olduğunu öğrendikten sonra Göreme'den ayrılacağımız günün sabahına uçuş için rezarvasyon yaptırdık. Balon turu için fiyat standart uçuşlarda 160 Euro. Sabah saat 06:30'da otelinizin lobisinden özel araçlarla alınıyor ve uçuşun başlayacağı alana götürülüyorsunuz. Sabahın erken saatleri olması nedeniyle biraz daha kalın giyinmenizi öneririm tahmin edersiniz ki gün doğmadan hemen önce hava oldukça soğuk oluyor.


Fotoğrafta gördüğünüz gibi balonlar şişirilirken siz de balon firmasının ikramı olan çay kahve ve keklerden atıştırabilirsiniz. Daha sonra firma çalışanları tarafından isminiz ve otelinizin ismi okunarak on kişilik gruplar halinde balonların yanına götürülüyorsunuz. Bizim bulunduğumuz ekipte 2 Türk çift haricinde herkes Amerika'dan gelmişti, pilotumuz Russel da dahil olmak üzere. 


Uçuşlar 45 dk ile 1 saat arasında değişiyor. Uçaktan çok az da olsa korkan ben balonu kesinlikle daha güvenli ve eğlenceli buldum. Hatta öyle ki keşke balonla seyahat edebilsek diye bile düşündük :) Uçuş boyunca, bisikletle gezerek gördüğümüz yerleri bir de kuşbakışı olarak gördük: Zelve, Uçhisar, Paşabağı, Avanos, Güvercin ve Aşk vadisi...




Bir saatlik nefes kesici bir manzaradan sonra balon inişe geçiyor ve şampanya eşliğinde geçirdiğiniz harika dakikaları kutlarken tur katılım belgeleriniz teslim ediliyor...




Eğer bir gün Kapadokya'ya yolunuz düşerse olmazsa olmaz aktivitelerden biri balon turu. Aklınızdan hiç çıkmayacak eşsiz manzara ve huzur verici bir saat...



8 Aralık 2012 Cumartesi

KAPADOKYA AÇIK HAVA MÜZESİ

Selamlar yeniden...
Bu gezimizi niçin Kapadokya olarak genelledim önce onunla başlamak istiyorum. Bu yaz çıktığımız gezinin son ayağı olan Pamukkale'den ani bir kararla Göreme'ye gelmeye karar verdik. Denizli'den başlayan 8 saatlik  yolculuğumuz sonrasında nihayet Göreme'deydik fakat Göreme son durağımız olmayacaktı...


Kısa bir araştırmadan sonra bütçemize uygun bir otel bulup yerleştik. Göreme'de her bütçeye uygun otel bulmak mümkün fakat çoğu isminde geçtiği gibi mağara otel değil sonradan inşa edilmiş oteller. Eğer bütçenize uyarsa ve gerçek bir mağara otelde konaklamak isterseniz kaldığımız oteli tavsiye edebilirim. Otelden sonraki en büyük sorun nerede ne yemek yenir? Açıkçası bütün restaurantlarda aynı tip kahvaltı mevcut pek fark yok aralarında. Biz sadece sabah erkenden simit, poğaça gibi atıştırmalıklar getiren bir restaurantı tercih ettik. Kahvaltıdan sonra Göreme'de yorulmadan gezebileceğiniz ilk yer Göreme Açık Hava Müzesi.



Göreme Açık Hava müzesi'ne giriş ücreti 15 TL fakat müze kartınız varsa tabiki ücret ödemiyorsunuz. Müzede gezilmesi gereken bir çok yer var. Ben hepsini anlatamayacağım tabiki :) Hepsi gidilip görülmesi gereken yerler fakat ben sadece gerçekten ilgimi çekenlerden bahsedeceğim en başta Karanlık Kilise'den. Karanlık kiliseye giriş ücreti 8 TL ve müze kart geçmiyor malesef. Adından da anlaşılacağı üzere kilisede sadece küçük bir pencere var ve içeriyi aydınlatamıyor. Günışığı görmeyen, İncil ve Tevrat'tan sahneler canlandıran freskler renklerini ve canlılıklarını korumayı başarmışlar. Tahmin edersiniz ki bu nedenle de içeride fotoğraf çekmek yasak...



Açık hava müzesi olarak geçen bölgede daha çok insanların eskiden ev olarak kullandıkları mağaralar mevcut. Mutfak ve kiler olarak kullanılan bir sürü oda var. Hepsini gezmek mümkün...


Açık hava müzesini gezmeyi bitirip dönüş yoluna geçtiğinizde (oteller bölgesine yürüyüş mesafesinde) sağlı sollu at çiftlikleri göreceksiniz. Bizim vaktimiz olmadı fakat at sırtında gün batımını izlemenin de zevki başka olacaktır...






3 Aralık 2012 Pazartesi

TERRA COTTA ASKERLERİ

Çin gezimizde belki de en etkilendiğimiz şeydi Terra Cotta askerleri. Xian'da kaldığımız otelden çıkıp şehiriçi otobüsle tren garına geldik öncelikle. Çin'de eğer elinizde harita varsa otobüsle de metro ile de gideceğiniz yeri bulmak çok zor değil. Taksi Türkiye'ye göre çok daha ucuz fakat bizim gibi değişiklik olsun isterseniz otobüsle de gidebilirsiniz. Otobüse 2 CNY vererek yaklaşık 70 kuruş vererek binebilirsiniz. Tren garına geldikten sonra garın hemen karşısında duran büyük otobüsleri görmeniz zor değil. Bu otobüslerle Terra Cotta askerleri yaklaşık 1 saat sürüyor. Aslına bakarsanız hemen hemen 20 km uzaklıkta fakat bu otobüsler o kadar yavaş gidiyor ki 1 saatten önce ulaşmanız mümkün değil gibi...

             


Müze girişinde indiğinizde müzeye girmeden önce uğrayabileceğiniz bir çok hediyelik eşya standı ve restaurant var. Çin mutfağı yemekleri turistler için yenmesi kolay yemekler olmadığı için girişe bir tane de Mc Donalds yapılmış, dilerseniz orada domuz eti bulunmayan tek menü olan Cheeseburger yiyebilirsiniz. Müze girişinde devasa bir kuyruk görebilirsiniz bunun nedeni müzeye giriyor olmanız değil, yaklaşık 700-800 metrelik yolu yürümeyip araçla gitmek zorunda olmanızdan. Biz ağustos ayında olmamız nedeniyle (öğrendiğimize göre ağustos ayında Çin'in köylerinde yaşayan halktan vergi alınmıyormuş ve tatil yapıyorlarmış) yaklaşık 1 saat kadar sıra bekledik. Kısa bir süre de bilet sırasında bekledikten sonra kişibaşı 150 CNY yaklaşık 50 TL karşılığında biletlerimizi aldık ve içeri girdik. İşte içeri girdiğinizde görecekleriniz...

                                         

Kısaca Terra Cotta askerleri, diğer bir deyişle Toprak askerler, ilk Çin imparatoru Qin Shi huang'ın ordusu. İlk olarak 1920'li yıllarda tarlasını kazan bir köylü tarafından bulunmuş fakat köylü korktuğu için tekrar gömmüş bulduğu heykelleri. 1974 yılında yeninden keşfedilmiş ve o zamandan beri de çalışmalar devam ediyor. Kazının ilerlemesiyle birlikte sadece askerler değil atlar, silahlar ve savaş malzemeleri de bulunmuş. Bir çok medeniyette olduğu gibi Çin'de de imparator öldüğünde eşleri, askerleri ve özel eşyaları ile birlikte gömülürmüş. Ancak bu büyük ordunun ve eşlerinin öldürülmesini istemeyen imparator onların yerine orjinallerinden birebir kopya olan seramikten ve bronzdan heykellerinin yaptırılmasını emir vermiş. Gerçekten de size izin verilen yakınlıkta heykelleri incelediğinizde hiçbiri birbirine benzemiyor ve detaylarla bezenmişler, atların duruşları bile birbirinden farklı...


Çin'e bir gün yolunuz düşerse mutlaka gidip görmeniz gereken yerlerden biri. Gidemeyenler içinse ayağınıza kadar gelmiş durumda.Eğer İstanbuldaysanız 20 Şubat 2013'e kadar Topkapı Sarayı müzesinde, dünyanın 8. harikası olarak değerlendirilen Çin Hazineleri'ni görebilirsiniz...