18 Ağustos 2014 Pazartesi

MONTJUIC KALESİ

Çoğu insanın aksine benim Barcelona'daki favori mekanım Sagrada Familia değil, Montjuic Kalesi. 1640 yılında yapılmış olan kale tüm şehre hakim olan tek yapı. Montjuic tepesi üzerinde yer alıyor tabiki. Biz Barcelona'yı Hop on Hop off otobüsleriyle gezdiğimiz için buraya ulaşmak zor olmadı bizim için. Tepeye çıkmak için teleferik kullanmanız gerekiyor ki en sevdiklerimden. Dönüşümüzde yağmur, şimşek fırtına olmasaydı daha çok sevebilirdim belki :)
Teleferik ücreti kişi başı gidiş dönüş 10 Euro. Yolculuk yaklaşık 10 dakika kadar sürüyor ve dibinize yıldırım düşmediği sürece eğlenceli :) Kalenin bahçesi çimenlerle kaplı ve muhteşem görünüyor. Arka taraftaki liman manzarası ise ön kısımdaki şehir manzarası oturup izlemelik.
Kale 18. ve 19. yüzyılda çıkan ayaklanmaları bastırmak için yapılmış, buradan top atışı yapılırmış şehre ve siyasi suçlular burada idam edilirmiş. Bu nedenledir ki kalenin üst kısmında toplar duruyor. Toplar bahane eğlence şahane :)
 
Kalede yaklaşık 1-2 saat vakit geçirdikten sonra teleferikle dönüş yoluna geçtik.
Teleferikten indiğiniz yere çok yakın bir yerde Fundacio Joan Miro var ve Miro'nun eserleri sergileniyor. 1983 yılında hayatını kaybetmiş olmasına rağmen son dönemlerde popülerleşmeye başlayan Miro'nun resim ve heykelleri bulunuyor müzede. Açıkçası Miro'yu seven ve tarzını benimseyen insanlar değiliz fakat gitmişken görelim diyerek uğradık. Giriş yetişkinler için kişi başı 11 Euro ve pazartesi günleri kapalı.
Miro sergisini de gezip bitirdikten sonra yağmur dolu formunu alınca saat de geç olunca otele dönmek zorunda kaldık. Bir gün sonra şansımıza hava günlük güneşlik olunca da muhteşem şehir manzarasıyla küçük cennet Park Güell'in yolunu tuttuk. O da bir sonraki yazımda burada olacak. Sevgiyle...

23 Temmuz 2014 Çarşamba

BARCELONA - SAGRADA FAMILIA

Barcelona deyince akla gelen, Barcelona'nın isminin geçtiği her yazıya fotoğraflarıyla eşlik eden şehrin simgesi kilise Sagrada Familia'da sıra. Öncelikle belirtmeliyim biz burayı ziyaret edebilmek için oldukça uğraştık. Önce ilk gün, olanca saflığımızla gidip ziyaret etmek istedik. Kilisenin çevresinde 1 tur dolanan sırayı görünce dumur olsak da yine de vazgeçmemiştik ki o günlük biletlerin tükendiğini söylediler. Biz de bir sonraki sabah 8'de gelmek üzere ayrıldık. Bir sonraki sabah 8'de kilisenin önüne geldiğimizde 5 kişi sıraya girmişti bile. Hemen içeriye girebileceğimize inancımız tam ve bekliyorken öğleden önceki biletlerin tükendiğini ancak saat 13:30'da içeri girebileceğimizi söylediler. Nasıl olabilir böyle bir şey diyorduk ki online bilet alınabildiğini öğrendik. Anlayacağınız siz siz olun bizim gibi gidip sırada falan beklemeyin alın online biletinizi tam saatinde gelin :)
Gaudi baş yapıtı olan Sagrada Familia'yı yapmaya 1883 yılında başlamış. Ve hayatını bu kiliseye adamış. Öyle ki bu kilisenin yapımıyla uğraşırken gelen diğer cazip fırsatları geri çevirmiş, uyuma alanını bile buraya kurmuş. Kısacası burada yatıp kalkacak kadar kendini adamış bu işe.  Henüz kiliseyi bitirmesine oldukça uzun bir zaman varken 1926'da tramvay çarpması sonucu yaralanmış ve 3 gün hastanede kalmış fakat kurtarılamamış. 74 yaşında vefat etmiş. Gaudi'nin vefatına rağmen kilisedeki çalışmalar devam etmiş. 1952'de Gaudi'den kalan çizim ve taslaklarla onun tarzının dışına çıkmayacak şekilde yapımına yeniden başlanmış ve hala da devam ediyor. Bilinenin aksine kilise bakımda değil hala inşa ediliyor. 
Binanın dış cephesi gerçekten büyüleyici. Her yerde heykeller var ve hepsi çok etkileyici. Heykellerin özellikle yüz ifadelerinin gerçekliği muazzam. Sagrada Familia henüz tamamlanmamış olmasına rağmen Unesco dünya tarih mirası listesinde. O kadar heybetli bir yapı ki şehrin hangi tepesine giderseniz gidin mutlaka görürsünüz. Gaudi'nin yapıyı bu kadar yüksek yapmasındaki amacının insanın yaptığı şeylerle Tanrıya yakınlaşabileceği fikri olduğu söyleniyor. 
Binanın dışı kadar içi de etkileyici. Gaudi'nin kilisenin içini cennete benzetme çabasıyla tasarlandığı düşünülüyor. İçerideki sütunlar ağaç formunda çalışılmış ve renkli camlarla süslenmiş.
Girişte 2 ayrı bilet alarak kuleye de tırmanabiliyorsunuz. Kuleden baktığınızda tüm Barcelona ayaklarınızın altında ve manzara gerçekten çok güzel.
Eğer yüksekten korkmuyorsanız kulede çıkıntı şeklinde balkonlar var, manzaraya karşı fotoğraf çekmek için :)
Sagrada Familia'da böyle. Barcelona'ya yolunuz düşerse ilk gidilecek mekanlardan. Sırada benim Barcelona'daki  en favori ziyaret mekanım olan Montjuic kalesi var. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere...

22 Temmuz 2014 Salı

BARCELONA - CASA BATLLO

Casa Batllo yazısına başlamadan önce size bir itirafım var. Yaşlılıktan mı üstünden 2 aya yakın süre geçtiğinden mi yoksa sıcaktan mıdır bilmem Barcelona'da hangi gün nereyi gezdik ve sırasını hatırlayamıyorum. Bu nedenle sırasız anlatmaya karar verdim :) Bu yazıda da bana göre, Casa Mila'nın kardeşi Casa Batllo'yu anlatacağım. Şu binayı bulacağız diye yaklaşık 2 saat boyunca kayıp şekilde ortalıkta gezindik biz. Çünkü İspanyollar ingilizce bilip anlayıp konuşmuyorlar. Yanlış duymadınız şaka gibi değil mi? Adamı durdurup ingilizce Casa Batllo nerede diye soruyorsunuz gayet güzel anlıyor soruyu ve İspanyolca cevap veriyor. İspanyolca cevap vermesinden de öte sizin kesinlikle ispanyolca bildiğinizi düşünüyor. Sanıyorum dünyada en konuşulan 3. dil olmasıyla alakalı. Siz daha bir dakika ben ispanyolca bilmiyorum diyemeden yolu çok güzel tarif ettiğini düşünüp yürümeye başlıyorlar bile. Siz de bizim gibi 2 saat aranıyorsunuz işte :)
Casa Batllo da Gaudinin bir eseri. 1877 yılında inşa edilip 1905-1907 yılları arasında yeniden tasarlanmış. Aslında bina orta sınıf bir aile için yapılmış ama Gaudi bu yapıyı da etkileyici bir hale sokmayı başarmış. Casa Mila'da olduğu gibi Gaudi bu yapıda da düz çizgilerden kaçınmış. Bir önceki yazıda boşuna demedim bu adamın bir derdi var diye :)
Gaudi binanın dış cephesi kadar iç yüzünde de çok başarılı olmuş. İçeride tahta kapılar ve cam işlemeli pencereler var bolca. Apartman boşluğu dediğimiz boşluk, avlu bile izlemeye değer.
Evin içi -dışı zaten müthiş ve hayranlık uyandırıcı ama çatıya çıkınca bir kez daha hayran oluyorsunuz yapıya. Çatı kenarları pullu bir görünüm oluşturacak şekilde kıvrımlı tasarlanmış ve bir ejderha nasıl olur derseniz tam da bunu tarif ederim.
Biz şahsen Casa Mila'dan daha çok beğendik burayı. Herkes bizimle aynı fikirde olacak ki kapıdaki bilet sırası görülmeye değerdi :) Eğer siz de bizim gibi sıra beklemekten hoşlanmıyorsanız online bilet alabilirsiniz Casa Batllo'nun sitesine girip. 
Bina her gün sabah 09:00 ile akşam 20:00 saatleri arasında ziyarete açık. Giriş ücreti ise 21 Euro. İçeride aynı zamanda binayla ilgili animasyon canlandırma film gösterimi var. Aslında tümünü çekmiştim filmin ama yanlışlıkla sildim :( Şimdilik bu kadarıyla yetinin gerisini gidince kendiniz izlersiniz artık :)
Casa Batllo'da bu kadar. Sırada Barcelona deyince ilk akla gelen şey olan Sagrada Familia var. Merak edenleri yarın yine aynı saatte bloga beklerim :)

21 Temmuz 2014 Pazartesi

BARCELONA - CASA MILA (LA PEDRERA)

İlk gün yorgunluktan fazla uzağa gidemeyince gezilecek yerleri bir sonraki güne bıraktık. İlk sıraya da Casa Mila'yı aldık. Öncelikle söylemeliyim ki yerli halka Casa Mila dediğinizde neresi olduğunu anlamıyorlar bu nedenle adres sorarken vs La Pedrera derseniz sizin için daha iyi olur.
Şansımın yanında ayrılmaz ikilim yağmur bizi bu tatilimizde de yalnız bırakmadı. Ağustos ayında gittiğim geziler de dahil olmak üzere henüz yağmurun yağmadığı bir tatilim yok. Ve tabiki Barcelona gezimizde de yağdı. Bu mekan için bir başka şanssızlığım da dış cephesinin bakımda olmasıydı. Bu nedenle dış cephesini göremedik malesef.
Casa Mila, Sagrada Famlia'dan sonraki Gaudi'nin en ünlü ikinci binası ve en büyük sivil bina. Gaudi Sagrada Familia'ya başlamadan önce 1906-1910 yılları arasında yapmış binayı. Binanın en önemi özellikleri 2 adet avlu olduğu için binanın her bölümünün güneş ışığından faydalanabilmesi ve tamamen doğal taşlardan yapılmış olması. Sürrealist olduğunu söylememe gerek yok herhalde :) Binanın en ilgi çeken yeri tabiki çatısı. Biz de en çok çatıda vakit geçirdik. Yağmur yağdığında çatıyı kapatıyorlar fakat bizim şansımıza sıra beklerken yağmur durdu ve çatıyı görebildik.
Binanın çatı katı da iç kısımlar gibi düz değil tabiki. Hatta bu binadaki hiçbir şey düz değil. Saplantılı bir şekilde düz hiçbir şey yok :) Özellikle bacalar asker gibi bekliyorlar çatıda. Bilim kurgu filmlerine esin kaynağı olabilecek bir tasarıma sahip. 
Casa Mila'ya giriş 17 Euro ve sıra beklemek istemiyorsanız internetten önceden bilet alabilirsiniz. Eğer sesli rehber hizmeti de almak isterseniz 4,5 Euro daha ödemeniz gerekiyor. Ulaşımınız konakladığınız yere göre değişir tabiki ama Casa Mila'ya en yakın metro durağı "Diagonal". Biz ise Barcelona Bus Turistic ile geldik. Aynı imkanları sağladığı söylenerek Barcelona Card satmak istenebilir size ama siz siz olun bizim düştüğümüz hataya düşmeyin. Barcelona Card almayın! Onun yerine Bacelona Bus Turistic bileti alın. Çünkü Barcelona dağınık bir şehir ve gezmenin en kolay yolu tur otobüsü. Barcelona Bus Turistic'in 1 günlük bilet fiyatı 27, 2 günlük fiyatı 35 Euro. Aynı zamanda online olarak satın alırsanız %10'da indirimden faydalanabilirsiniz. En büyük avantajı da her otobüste ücretsiz kullanabileceğiniz Wifi olması :)
Üstü açık tur otobüsleri gitmek istediğiniz yere gitmenin en kolay yolu. Aynı zamanda dinlenirken geçtiğiniz yerler ile ilgili de sesli rehber hizmeti de alabiliyorsunuz. Casa Mila yazısı bu kadar. Bakalım bir sonraki durak neresi?

ACI KAYBIMIZ - OUR SAD LOSS

Arkeoloji dünyasının en önemli isimlerinden, Göbekli tepe kazı başkanı Prof. Klaus Schmidt aramızdan ayrıldı. Ailesinin, tüm yakınlarının ve arkeoloji, bilim dünyasının başı sağolsun...
Sad to hear of passing of the great archeologist, scientist Prof. Klaus Schmidt. We offer our more sincere respect and concolences to family, relatives, friends and students following the loss of Schmidt.

R.I.P