23 Eylül 2014 Salı

KURBAN BAYRAMI TATİLİ İÇİN PLANINIZ VAR MI?

Kurban Bayramı yaklaşıyor... Bayramlar ailelerimiz ve bir arada olmamız açısından önemli olsa da kısa süreli tatiller yaratması açısından da oldukça değerli. Bayram için hala planınız yoksa bir değişikliğe ne dersiniz? BAE Radisson Blu otelleri, tatilde ihtiyacınız olabilecek her türlü konfor ve aktiviteye sahip. Bayram boyunca %30 indirimle bu güzelliklerden faydalanmak istemez misiniz?
Benzersiz alışveriş merkezleri, göz alabildiğince uzun sahilleri ile Dubai'yi ziyaret ettiğinizde hangi aktiviteye dahil olacağınıza karar veremeyeceksiniz. Heyecan veren Yas Waterworld ve Yas Marina Circuit'in de bulunduğu Yas adasında çocuklarınızla birlikte havuz keyfi yapabileceğiniz gibi gece hayatının da tadını çıkartabilirsiniz.
Aile dostu bir otelde tatil yapmak için tercih edebileceğiniz Radisson Blu Resort Sharjah yılın her ayında oldukça popüler. Hem kendine özel sahil ve yüzme havuzları hem de açık ve kapalı restoranları ile göz dolduran bu otelde tatil yapmak için çok uzaklara da gitmeniz gerekmiyor. BAE'deki tüm Radisson Blu, Radisson Royal ve Park Inn by Radisson otellerindeki %30 indirim kampanyası 18 Eylül-26 Eylül 2014 tarihleri arası rezervasyonlar ve 12 Ekim'e kadarki konaklamalar için geçerli. Elinizi çabuk tutup bu fırsatı kaçırmayın!

22 Eylül 2014 Pazartesi

İngiltere Vizesi

Mailime en sık vizelerle ilgili sorular gelince bu konuya biraz daha önem vermeye karar verdim. Bu haftasonu İngiltere'ye gidiyorum 10 günlüğüne. Sıcağı sıcağına, alması en zor vizelerden olduğu söylenen İngiltere vizesini anlatayım dedim sizlere.
Öncelikle bilmeyenler için söylemeliyim ki İngiltere Avrupa Birliği üyesi olmasına rağmen Schengen kapsamında değil. Herhangi bir Avrupa ülkesine gittiğiniz vize ile İngiltere'ye giremezsiniz. İngiltere'ye giriş yapmak için farklı şartlara sahip olan İngiltere vizesi almalısınız. Ben turist vizesine başvurduğum için size turist vizesi başvuru yolunu anlatacağım. Öncelikle her vize başvurusunda olması gerektiği gibi evraklarınız eksiksiz olmalı. İngiltere vize başvurusu için hangi evraklar gerekli derseniz:

- En az 6 ay geçerliliği olan pasaport
- Varsa eski pasaportlarınız
- Nüfus cüzdanı fotokopiniz
- 2 adet biyometrik fotoğraf
- İngiltere'de ikamet eden birini ziyaret edecekseniz, ziyaret edeceğiniz kişiden alınmış davet mektubu, o kişiye ait vize, oturma izni belgeleri fotokopileri
- Maddi durumunuzu gösteren belgeler (3 aylık maaş bordronuz, banka cüzdanları, bankanızdan alacağınız son 3 aya ait hesap hareket dökümleri, mal varlığınız (gayrimenkulleriniz varsa onların tapu fotokopileri)
- Çalışıyorsanız seyahatinizin süresini kapsayan izinli olduğunuzu ve dönüşte işyerinizde çalışmaya devam edeceğinizi belirten antetli kağıda yazılmış İngilizce resmi izin belgesi
- Sigorta kayıt belgeniz
- Çalıştığınız şirketin imza sirküleri
- İngiltere'de kalacağınız süre boyunca nerede konaklayacağınızı gösteren döküman, rezervasyon belgesi
- Gidiş dönüş uçak biletlerinizi gösteren belge
- Araştırdığım her türlü kaynak İngiltere turist vizesi için hesabınızda en az 6 bin TL olmalı diyor. Gerçekliği var mıdır bilmiyorum ama hesapta hazır etmek de fayda var.

Ve en önemlisi de online başvuru formunun imzalı ve barkodlu sayfasının çıktısı. 
Normalde aracı bir çok firma var ve vize başvurusunu onlarla da yapabilirsiniz. Ben yaptığım küçük bir araştırmadan sonra İngiltere vizesi için tek yetkili kurumun Teleperformance olduğunu öğrendim ve aracı firma ile çalışmadan kendim yaptım başvurumu. Eğer evraklarınız hazırsa İngiltere Vizesi Online Başvuru formunu doldurabilirsiniz. İngilizce yeterli değil, formu dolduramıyorum diyenlere formu nasıl dolduracağınızı anlatan Türkçe açıklamalar burada mevcut. Bu formu doldururken verdiğiniz bilgileri daha sonra değiştirme şansınız olmadığını unutmayın ve dikkatli doldurun.
Online başvuru formunu doldurup işlemleri bitirdiğinizde formu bilgisayarınıza kaydetip çıktısını alın. Başvuruya giderken o da yanınızda olmalı. Daha sonra evraklarınızı teslim etmek için Teleperformance'dan randevu almalısınız. Yerleri İstanbul'da Profilo AVM içinde, AjansPress'in yanında. Randevu saatinizden 10 dakika kadar önce giderseniz cep telefonu, bilgisayar ve metal eşyalarınızı bıraktıktan sonra tam randevu saatinizde içerde olursunuz. Eğer benim gibi gittiğinizde hala biyometrik fotoğrafınız yoksa 10 TL karşılığında 2 dakika içinde biyometrik fotoğraf çektirebilirsiniz. İsminiz söylendiğinde gidip evrakları teslim ediyorsunuz. Eğer sorun yoksa evraklarınızda, bir sonraki aşama olan parmak izi için diğer kısıma geçebilirsiniz. İki eliniz için de parmak izlerini verdiyseniz işlemleriniz tamamlandı  demektir. Evraklarınızı teslim ettiğinizde verdikleri üzerinde GWF ile başlayan sayıların olduğu kağıdı kaybetmeyin. Çünkü pasaportunuz geldiğinde teslim alabilmek için nüfus cüzdanınızla birlikte bu kağıdı da getirmelisiniz. Benim vizem tam 7 iş günü içinde elimde oldu. Firmalar eğer 1 yıl içinde 2 kere İngiltere'ye giriş çıkış yaptıysanız veya pasaportunuzda Amerika, Kanada ya da Avustralya vizesi varsa İngiltere vizesi almamanız için hiçbir neden yok diyorlar ama gerçekliği nedir bilemiyorum. 1 yıl içinde 2 kere İngiltere'ye gidip gelmedim ama pasaportumda Amerika vizesi var, etkisi nedir bilemiyorum açıkçası.
Eğer turist vizesine başvurduysanız standart olarak 6 ay geçerli vizeniz elinizde olacak demektir. Bizim pasaportlarımız ulaştı, bize yol göründü :) Başvuru için umarım yardımcı olmuştur yazdıklarım. Bol şans... 

14 Eylül 2014 Pazar

PICASSO MÜZESİ VE ARC DE TRIOMF

Barselona'da son durağımız Picasso Müzesi. Sonra dillere destan Paris'e gelecek sıra. Picasso müzesi hakkında söyleyeceğim ilk şey ressamın kendisi gibi müzesinin de bende hayal kırıklığı yarattığı. Diyebilirim ki ne Picasso bir Van Gogh ne de Barselona'daki Picasso müzesi Amsterdam'daki bir Van Gogh müzesi. Bu karşılaştırmayı yaptığım için bazı resim ve sanatseverler kızacaktır bana biliyorum ama kesinlikle hayal kırıklığına uğradım.
Müzeden kısaca bahsetmek gerekirse La Ribera bölgesinde ressamın bağışlanmış 1700 eserinden oluşmuş bir müze. Daracık bir sokağın içinde büyük bir bina ayrılmış müzeye. Girişte bilet almak için sıra beklemek zorunda kalabilirsiniz. Biz yarım saat kadar sırada bekledik. Yarım saat bizim gibi bütün gün yollarda olan kişiler için oldukça uzun, bu nedenle dönüşümlü olarak beklemek mantıklı. Genelde ayakta kalan ben oluyorum ama olsun :)
Müze Pazar günleri hariç her gün sabah 9 ile akşam 7 arasında açık. Perşembe günleri saat 19:00 ile 21: 30 arası ise giriş ücretsiz. Koleksiyon ve geçici sergi için toplam giriş ücreti 14 Euro. Ben sadece koleksiyonu görmek istiyorum derseniz ücret 11 Euro. İçeride Picasso'nun 15 yaşında çizdiği portreleri bile görebilirsiniz. Geçirdiği evreleri görmek ve incelemek için ideal. Picasso favori ressamlarımdan olmadığı için benim pek ilgimi çekemedi açıkçası, resim öğrencileri için oldukça öğretici olabilir.
 
 
Picasso müzesini gezip bitirdikten sonra La Ribera bölgesinde kısa bir gezinti yaptık. Yanlış hatırlamıyorsam çikolata müzesi de burada fakat biz ziyaret etmedik. Bu bölgede dar sokaklarda minik dondurmacı dükkanları var ve Roma'yı andırıyorlar.
La Ribera bölgesinde biraz daha yürüyüp kaybolunca bolca Çinli esnafın bulunduğu bir alana oradan da tak'a çıktık. Baktık ki kaybolarak Arc de Triomf'a gelmişiz.
Bu tak 1888 yılında Barselona Evrensel Sergisi için yapılmış. Ön yüzünde "Barcelona welcomes the nations" yani "Barselona ulusları karşılıyor" yazıyor. O kadar yürümüş ve yorulmuştuk ki takın iki yanında uzanan çimenlik alanda biraz dinlenmeye karar verdik. O sırada orada durup yardım toplayarak hem geçimin kazanan hem de çocukları ve büyükleri bolca mutlu eden baloncuyu gördük. Biz de çocuklarla birlikte bolca eğlendik. Çocukların mutluluğu görülmeye değerdi, ben de bu fırsatı kaçırmadım sizin de görmenizi istedim :)
Bu da bizim aynı balona talip oluşumuz :)
Arc de Triomf'la birlikte mini Barselona gezimiz sonlandı. Ama biz de gezme aşkı bitmez. Sırada aşıklar cenneti Paris var :) Yeni yazılarda görüşmek üzere...

28 Ağustos 2014 Perşembe

KATALONYA TARİH MÜZESİ

Barselona'daki son büyük durağımız Barselona tarih müzesi idi. Biz bu müzeyi gezerken çok eğlendik çünkü uygulamalı bir müze bu :) Yani ortaçağ bölümündeki gerçek boyutlardaki atlara binebiliyor, kılıçları deneyebiliyorsunuz.
Neolitik dönemden günümüze, tarihi yansıtan bir çok eser var müzede. Fazla söze gerek yok, fotoğraflarla açıklamaya çalışacağım...
Dediğim gibi, bu müze uygulamalı. Ben denemedim ama Ceyhun, at avrat silah deyip atladı atın üstüne :)
Atlar gibi, müzedeki bazı silahlara da dokunabilir, ne kadar ağır ve taşınması zor olduklarını kavrayabilirsiniz.
Günümüze yaklaştıkça müze daha da eğlenceli bir hal alıyor. Öyle ki barda oturabilir, arkadaşlarınızla langırt oynayabilirsiniz :)
Katalan tarihine merak ve ilgi duyuyorsanız mutlaka gitmelisiniz bu müzeye. Aynı zamanda bizim gibi gezilmemiş tek bir müze bile bırakmayalım mantığındaysanız da gitmelisiniz tabii :) Tarih müzesinden sonra yarım günde gezdiğimiz 2 yer daha kaldı. Picasso müzesi ve pakt. Onları da bir sonraki yazımda kısaca anlatıp Barselona dosyasını kapatacağım. Sırada Paris dosyası var! Görüşmek üzere...

26 Ağustos 2014 Salı

KATALONYA ULUSAL SANAT MÜZESİ

Barselona'da gezilecek sayılı yer kalmışken Katalonya Ulusal Sanat müzesine gitmeye karar verdik. Müzeye gidebilmek için Bus Turistic ile Arena'ya kadar gidip orada inmeniz gerekiyor. Böylece Arena'yı görmüş oluyorsunuz. Biz de öyle yaptık.
Arena, La Monumental olarak bilinen önceden boğa güreşlerinin yapıldığı yer tabiki. Artık Barselona'da boğa güreşleri yapılmadığı için burası restaurant ve barlara devredilmiş. Yukarıya fotoğrafta gördüğünüz asansör ile kişibaşı 1 Euro ödeyerek çıkabiliyorsunuz. 
Arena'ya çıkarken 10 dakika yürüme mesafesindeki Katalonya Ulusal Müzesini de görebiliyorsunuz. Aşağıdaki videoda görebilirsiniz. Fakat video Iphone ile çekildiği için görüntü kalitesi düşük ve nedense çevreye bakınıp durmuşum. Bundan sonraki videolarımda daha dikkatli olacağım bu konuda :(
Arena'ya çıktıktan sonra göreceğiniz tam olarak bu. Karşıda tepedeki yapı da Ulusal Sanat Müzesi zaten.
Biz karnımız aç olmadığı için Arena'daki restaurantları deneyemedik fakat gayet güzel kokular geliyordu, denenebilir :) Arena'da yarım saat kadar manzarayı izledikten sonra tekrar aşağı inip müzeye gittik.
Müzeye ulaşabilmek için bu uzuuuun caddede 10 dakika kadar yürümeniz gerekiyor. Cadde bittiğinde sizi müzeye doğru kat kat yükselen havuzlar bekliyor. Mutlaka durup oradan müzeye bakın. Çok güzel görünüyor. 
Merdivenlerden yukarı çıktığınızda Arena'da gördüğünüz manzaranın tam tersi yönden bakıyorsunuz şehre. Aşağıda gördüğünüz manzara ise müzenin terasından.
Müzeye giriş kişi başı 12 Euro. Terasa çıkmak için 3 Euro daha ödemeniz gerekiyor. 16 yaş altı ve 65 yaş üstündekilere ise ücretsiz. Müze gerçekten büyük ve kapsamlı. Yaklaşık 2,5-3 saatte ancak hızlı hızlı gezebildik. Müzede barok, klasik ve modern resim ve heykel örnekleri mevcut. Size fotoğrafını çektiğim eserlerden kısa bir video hazırladım. Görmüş kadar olun diye :)
Katalonya ulusal müzesini de gezip bitirdiğimize göre son durağımıza gidebiliriz. Bir sonraki yazıda gezerken çok eğlendiğimiz Katalonya tarih müzesi olacak. Görüşmek üzere...