31 Aralık 2013 Salı
19 Aralık 2013 Perşembe
İLK GEZİ YAZIM "NEREYE" DERGİSİNDE YAYINLANDI!
Uzun bir aradan sonra merhaba yeniden. Biliyorum çooook uzun bir ara verdim gezi yazılarına. Oysa daha yazılacak Midilli ve Amsterdam var. Ama iş hayatı, hayat şartları derken pek vakit bulamadım açıkçası yazı yazacak. En kısa sürede telafi edeceğim umarım. Bu yazının amacı da bir gezi yazısı olmasından çok benim tatlı bir heyecanım. Facebook üzerinden takip edenler muhtemelen biliyordur Nereye Dergisini. Bilmeyenlerin de şu andan itibaren takibe alacağına eminim.
Nereye dergisi tamamen gönüllülük esasına dayalı olarak Tolga Candur ve Uğur Uslu tarafından kurulmuş bir arkeoloji, gezi dergisi. Tolga Candur konuyla ilgili şöyle diyor: "Daha önce denenmemiş bir konseptle, hem arkeoloji hem seyahat severleri bir araya getirmeyi amaçlayan dergi ilk sayısında 220 bin okur tarafından okundu. Okurların paylaşım ve destekleriyle her geçen gün daha çok insana ulaşıyoruz."
Bugün 2. sayısı yayınlanan derginin 20. sayısında da yer alıyor olurum umarım :) Dergiye buradan ulaşabilirsiniz. Yayınlanan Floransa yazım ise 65. sayfada yer alıyor. Okurlarının destekleriyle ilerleyen bu dergiye siz de destekte bulunmak isterseniz sosyal medya paylaşımları yapabilirsiniz...
24 Kasım 2013 Pazar
CUNDA ADASI
Şeytan sofrası gezimizden bir gün sonra banka işlemlerimiz için Ayvalık'a indik. Ayvalık sahilde oturup sohbet ettik. Karnımız da acıktı, buraya kadar gelmişken yemeden gitmek olmaz deyip meşhur ayvalık tostlarımızı sipariş ettik. Bu güzel manzaraya karşı karnımızı bir güzel doyurduk.
İşlerimiz bitince madem buraya kadar geldik Cunda'ya da gidelim deyip taksiye atladık. Ayvalık-Cunda arası taksiyle 10-15 dakikadan uzun sürmüyor. Biz pek rakı balık kültürü olan insanlar olmadığımız için gündüz gitmeyi tercih ettik Cunda'ya, çevreyi rahat rahat görebilelim ve gezelim diye. Taksiden sahilde inip biraz yürüyüş yaptıktan sonra annem de yanımızda olduğu için dinlenme gereği duyduk ve sahilin bir sokak gerisindeki Karadeniz Pastanesi'ne oturduk. Burası gerçekten çok şirin ve huzurlu bir mekan. Peynir kurabiyesi meşhurmuş, onu da tatmadan edemedik.
Biz aslında buna "anne kurabiyesi" diyoruz ama orada peynir kurabiyesi deniyormuş. Tadı gerçekten nefisti ve tazeydi, yolunuz düşerse mutlaka tatmanızı öneriririm. Biz oradayken şansımıza düğün fotoğraflarını çektiren bir çift geldiler. Pastanenin önünde de bol bol fotoğraf çektirdiler. Biz de bir süre daha oturup sokaklarda yürümeye başladık ve fotoğraflar çektik. Gerçekten çok şirin huzurlu bir yer Cunda...
Cunda adasında gezebileceğiniz 8-9 kadar manastır var fakat biz hem havanın çok sıcak olması nedeniyle hem de annemin biraz rahatsız olması nedeniyle hiçbirine uğrayamadık. Onun yerine sahile dönüp denize karşı mis gibi çayımızı içtik :)
Dediğim gibi biz rakı-balık insanları olmadığımız için Cunda'ya günübirlik mini bir tur yapıp Ayvalık'a geri döndük. Fakat gidip konaklamak isterseniz de çok şirin ve uygun fiyatlı butik oteller mevcut. Biz Cunda'dan Ayvalık'a geri döndüğümüzde bu sefer de gözümüze Midilli turları takıldı. E oraya kadar gitmişken Midilli'ye gitmeden de olmazdı tabii. Evet Midilli'ye de gittik ama o bir sonraki yazımda burada olacak. Şimdiden bir sonraki yazıda görüşmek üzere...
23 Kasım 2013 Cumartesi
SARIMSAKLI - ŞEYTAN SOFRASI
Yaz tatilini geçirmek için gittiğimiz Sarımsaklı'da yaklaşık bir hafta kaldık. Bazı günleri de çevreyi gezmeye ayırdık. Bir akşamüstü denizden çıkmış sahilde yürürken tur firmalarının standını gördük ve daha önce de bolca duyduğumuz Şeytan Sofrası'na gitmeye karar verdik.
Öncelikle Şeytan Sofrası'na Sarımsaklı'dan turlar 19:15'de hareket ediyor ve kişibaşı 10 TL. 10 dakikalık bir yolun ardından gün batışını izliyor ve 21:15'de tekrar geri dönüyorsunuz. Efsanesine gelince, şeytanın cennetten kovulduktan sonra ilk olarak buraya geldiği söyleniyor. Şeytana ait olduğu söylenen dev bir ayak izi var :) Tabiki kayanın doğal oluşumunun ayak izine benzemesi nedeniyle böyle varsayılmış. Bunlardan daha ilginç olan ise bu ayak izi olduğu söylenen çukurun başına gidip bez parçaları bağlayıp dilek tutuyor olmaları :) Bahsi geçen ayak izi şöyle bir şey:
Gördüğünüz gibi başta yabancı turistler olmak üzere insanlar buraya bozuk para atıp dilek tutuyorlar. Mantığını bir türlü kavrayamadım ama eğlencesine de yapılıyor olabilir, bilemedim :) Bizim gitmekteki amacımız manzara ve muhteşem gün batımını izlemekti. Manzara gerçekten çok güzel. Bu tepeden Ayvalık adalarını ve Midilli'yi rahatlıkla görebiliyorsunuz. Zaten bu geziden sonra Midilli'ye gitmeye karar verdik ama onu diğer yazıda anlatacağım :)
Sesten de anlayacağınız üzere tepe acayip rüzgar alıyor. Öyle ki kenarda duran benim gibi birini kolaylıkla aşağıya savurabilir. Bu nedenle buraya giderken benim ve bir çok turistin yaptığı hataya düşüp elbise vs giymeyin, rahat hareket edemezsiniz.
Manzara gerçekten gidip görmeye değer. Dilerseniz tepedeki özel işletmeden yiyecek yada içecek bir şeyler alıp manzaraya eşlik edebilirsiniz. Biz öyle yaptık. Güneşin batışına yakın kayalıklara gittik ve gün batışını izledik. Güneşin batışına saniyeler kala hep birazdan "Ooooo" çekip güneş ufukta kaybolduğunda da alkışladık. İçten gelen komik bir ifade oldu hepimiz için :) Ve tabiki bunu da yapmasak olmazdı :)))
Dönüş saati gelince yine geldiğimiz otobüslere binip Sarımsaklı'ya döndük. Bir gün sonrasında Cunda adasına gitmeyi kararlaştırdık. Cunda'da neler yaptık, nerelere gittik, neler yedik içtik bir sonraki yazıda burada olacak. Merakla kalın...
9 Kasım 2013 Cumartesi
SARIMSAKLI
Henüz kış kendini tam anlamıyla hissettirmedi ama hafif hafif üşümüyor da değiliz. Üşüyorken içimi ısıtan yaz fotoğraflarına baktım sonra da yazmaya karar verdim. Evet biz bu sene yaz tatilinde 1 haftalığına Sarımsaklı'ya gittik. Tatile, ben, annem ve erkek arkadaşım hep birlikte gitmeye karar verdik fakat ulaşım işini her zamanki gibi sona bıraktık. Son dakikada bir otobüs firmasından bilet bulup yola koyulduk. Her yaz karayoluyla tatile giderken yaptığımız gibi Eskihisar-Topçular da 1 saat kadar sıra bekledik, huzurlu bir deniz yolculuğundan 8 saat kadar sonra Sarımsaklı'daydık.
Sarımsaklı'ya vardığımızda aylardan Ağustos olduğunu hiç de beli etmeyen bir hava karşıladı bizi. Sanırım Sarımsaklı ve Ayvalık'ı bu yüzden seviyorum. Yılın en sıcak mevsimleri olsa bile hava sizi hiç bunaltmıyor. Aynı zamanda sonradan öğrendik ki Sarımsaklı'da hava bir esmeye başladı mı 1 hafta durmazmış. Ve biz sanırım tam da o haftaya denk gelmişiz, çünkü geldiğimiz ilk günden son güne kadar rüzgar hiç dinmedi :)
İsmini bölgedeki sarımsak taşı ocaklarından almış olan ilçe Ayvalık'a 8 km uzaklıkta ve upuzun bir plaja sahip. Yaz aylarında plajı her ne kadar uzun olsa da malesef tıklım tıklım. Sanıyorum bundaki temel etken Ayvalık merkezde denize girilememesi. Sarımsaklı plajının en önemli özelliği kumun vücuda yapışmamasıymış fakat sanırım biz olayı çözemedik, çünkü her kum gibi o da vücudumuza yapıştı :)
Deniz, kum güneş olayından biraz sıyrılıp gezmek isterseniz Sarımsaklı - Ayvalık arasında her yarım saatte bir en geç saat 01:00'e kadar minibüsler var. Banka ve alışveriş ihtiyaçlarınızı da böylece Ayvalık'tan karşılayabiliyorsunuz. Sarımsaklı'da otel fiyatları anlamsızca yüksek, gecelik 200-300 TL civarındaydı biz gittiğimizde. 2 odalı apartlar ise gecelik 125-200 TL arası. Bizim tercihimiz 3 kişi olmamız nedeniyle aparttan yana oldu. Apartların fiyatı denize olan yakınlığına göre değişiyor tabiki. Bizim kaldığımız apart plaja 1 sokak mesafedeydi. Plaja daha uzak olsun daha ucuz olsun diye düşünürseniz 70-80 TL'ye de oda bulabilirsiniz.
Sarımsaklı huzurlu, sakin bir sahil kasabası gibi. Geceleri kitap okuyabilir, ruhen ve bedenen dinlenebilirsiniz. Biraz eğlence arıyorsanız ya da çocuklu bir aile iseniz merkezdeki lunapark'a da gidebilirsiniz :) Küçük bir öneri aşağıdaki videoda gördüğünüz şeye binerken bir daha düşünün. Bostancı'dakine bindiğimde indirin beni diye ağlamak üzereydim :)
Sarımsaklı merkezde yapacaklarınız ve bizim yaptıklarımız bunlarla kısıtlı. Dilerseniz Ayvalık'tan kalkan tekne turlarına da katılabilirsiniz fakat biz onun yerine namını bolca duyduğumuz Şeytan Sofrası'na gittik. Şeytan Sofrası, muhteşem manzarası ve akıl almaz efsanesi bir sonraki yazımda burada olacak :) Sevgiler...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

